Sandalcı

1800 lü yılların sonu, yer istanbul. insanlar boğazdan karşıya geçmek için sandal kullanmaktadır.
bir rivayet yayılır bir gün. sandalcılardan birisi çok hızlıdır, sandalına binen kadınlarla ilişki kurmadan karşıya geçirmediği söylenmektedir. üstelik saldalcı o kadar iyidir ki, pek çok kadın gönüllü o sandala binmiştir.
rivayeti duyan şuh bayan, gerçek olup olmadığını anlamaya karar verir. sahile iner, bahsedilen sandalcıyı bulur, karşıya geçmek istediğini söyler. pazarlıkta anlaşırlar, sandal açılır.
sandalcı kürekleri çekerken kendince tempo tutmaktadır :
derleeer, derleeer, derleeer
şuh bayan bunun bir taktik olabileceğini düşünür ve kulak asmamaya çalışır..
sandalcı durup durup tekrarlar:
derleeer, derleeer, derleeer
şuh bayan dayanamaz, sorar:
ne derler, kime derler, ne diyorsun?
sen bu sandala bindin ya, artık versen de, vermesen de verdi derleeer.

Sevebilirsin...