karı koca bir barda oturuyorlar. önlerindeki içkileri yudumlarken bardan içeri hoş bir hatun girer. bizimkilerin yanına gelir, adama sarılarak onu öper. karısına aldırmadan:
- nasılsın hayatım? epey oldu görüşemedik
diyerek başka bir masaya gidip oturur. adamın karısı dayanamayarak sorar:
- kim bu kadın?
adam sakin bir sesle yanıtlar:
- senden saklayacak değilim. metresim!
kadın çıldırır:
- bu ne cüret! bu ne ahlaksızlık!.. ben buna katlanamam, derhal boşanıyoruz! sen ne şerefsiz adammışsın meğer… bir de utanmadan metresim diyorsun… her şey bitti anlıyor musun, boşanıyoruz! hem de derhal!..
adam gayet sakin bir tavırla karısına bakar:
- dur bakalım hele bir sakin ol. ne yani sevgilim etiler’deki dubleksi, akmerkez’deki daireyi, bodrum’daki tripleksi, 24 metre yatı,altındaki son model jeepi, kımızı spor arabayı, maldiv adalarındaki devre mülkü, mücevher ve takı kolleksiyonlarını falan bırakıp boşanmak mı istiyorsun? alt tarafı bir metres için bütün bunlardan vazgeçmeye değer mi bir tanem…
kadın bunları duyunca sakinleşir. çevresine bakınmaya başlar.biraz ilerideki masada oturan bir çift dikkatini çeker. kocasına sorar:
- şurada oturan bizim suat degil mi?
- evet – peki yanındaki kim?
- kim olacak canım, metresi…
kadın önce duraksar. sonra burnunu kıvırarak kocasına sokulur:
- aaaa ! bizimkisi daha güzel valla!.