temizlikçi kadın yatak odasını süpürürken yatağın altından kullanılmış prezervatif buluyor.
ilk kez gördüğü bu nesneyi eline alıp incelerken ev sahibi kadın yaklaşıyor;
” -ne oldu, ne bakıyorsun?…”.
temizlikçi;
” -hamfendi, sorması ayıp, ne bu böyle?…”.
hamfendi katıla katıla gülerken bi taraftan sormuş;
” -güzelim, sen evli diil misin?…”.
” -evliyim…”.
” -ee kocan gece seninle sevismiyor mu?…”
temizlikçi kadın şaşkın şaşkın;
” -sevisiyor daa, derisi bööyle yüzülene kadar da değel…”
bir gün adamin biri telekiz ile besyüz dolara anlasir. ve geceyi beraber geçirirler. ancak sabah olup sira parayi ödemeye gelince, adam cebinde yeteri kadar para olmadigini anlar. telekiza parasi olmadigini, isyerine vardiktan sonra parayi zarfla gönderecegini söyler. kiz da kabul eder.
adam zarfin üzerine daire kirasi yazacagini söyler. adam isyerine vardiktan sonra parayi hazirlarken aslinda gecenin o kadar da iyi geçmedigini, bekledigi kadar da eglenmedigini düsünür. ve kadina besyüz dolar yerine ikiyüzelli dolar göndermeye karar verir. zarfin üzerine daire kirasi oldugunu belirttikten sonra içine de söyle bir not ilistirir.
-’hanimefendi size besyüz yerine ikiyüzelli dolar yolluyorum. çünkü ben; dairenizin daha önce hiç kullanilmamis oldugunu düsünmüstüm ve dairenizin daha küçük oldugunu saniyordum… ayrica dairenizin isitma sistemini de hiç begenmedim. daha sicak olmasini bekliyordum’ ve zarfi kurye ile yollar.
kadin zarfi açtiginda paranin eksik oldugunu ve yanina bir not ilistirilmis oldugunu görür. notu okudugunda hemen cevap olarak sunu yazar;
-’beyefendi böylesi güzel bir dairenin daha önce kullanilmamis olabilecegini nasil düsünürsünüz. aslinda daire hiç de büyük degil. sizin, dairenin içini dolduracak kadar esyaniz olmadigi için size büyük gözükmüs olabilir. ayrica isitma sistemi de iyidir ancak siz ateslemeyi beceremediyseniz ben ne yapabilirim.
not: zaten siz uyurken daire depozitosu olan 1000 dolari cebinizden ödünç almistim. kira tam ödenmediginde depozito ev sahibinde kalir.
iyi günler’ *
bir kadının bir süreliğine iş seyahati için ingiltere’ye gitmesi gerekmektedir. kadının kocası eşini havaalanına kadar götürür.
karısı:
-"tesekkür ederim kocacığım, senin için ingiltere’den ne getirmemi istersin?"
diye sorar.
adam güler ve yanıtlar:
-"bir ingiliz kızı istiyorum hayatım…”
kadın sessiz bir şekilde kocasından ayrılır ve yola çıkar.
2 hafta sonra adam karısını tekrar hava alanından almaya gider ve sorar:
-"hayatım gezin nasıldı?"
karısı:
-"tesekkür ederim hayatım çok güzeldi."
adam:
-"peki hediyem nerede?"
kadın:
-"ne hediyesi?"
adam:
-"hani bir ingiliz kız istemiştim ya…"
kadın:
-"haa hatırladım, evet elimden geleni yaptım, simdi biraz beklememiz lazım kız olup olmayacağını görmek icin!"
genç baba, ogluyla beraber markette alisveris yaparken karsidan
çokgüzel sarisin bir kadinin kendisine el salladigini ve gülümsedigini
görür. hemen kadinin yanina gider. elini uzatir ve
-’tanisiyor muyduk, özür dilerim ama çikaramadim‘ der.
genç güzel kadin
-’çocuklarimdan birinin babasisiniz‘
diyince adam sasirir. biraz düsünür ve kisik sesle kadinin
kulagina egilip sorar:
-’bekarliga veda gecemde bütün arkadaslarimin önünde
yattigim kadın siz miydiniz? kusura bakmayin çok sarhostum
hatirlamiyorum’ der.
kadin kipkirmizi olur ve sinirli bir sekilde
-‘hayir beyefendi. bu yil okula baslayan küçük oglunuzun
edebiyat ögretmeniyim‘
hristiyan çocuğun birisi annesinden bisiklet istemiş. o da;
- sen çok yaramazsın, günahın da çok; isa’dan iste bisikleti, demiş. çocuk da oturup isa’ ya mektup yazmış; beğenmemiş yırtmış. bir daha yazmış yırtmış, bir daha, bir daha yazmış; yine yırtmış. sonra kiliseye gitmiş. bunu gören anne sevinmiş;
çocuğum akıllanıyor diye ama kiliseye giden çocuk sağına soluna bakmış kimsecikler yok.
meryem ana biblosunu alıp eve gelmiş. oturmuş; başlamış tekrar mektup yazmaya:
-isa anan elimde, bisikleti ister getir ister getirme!
bakan olan görgüsüz birisi şoförüne sorar:
‘şoför söyle bakalım eşekle şoför arasında ne fark vardır? ‘
şoför bir süre düşündükten sonra mahcup bir şekilde;
‘bilemedim bakanım’ diyor.
bakan cevap olarak:
‘eşeğe çüş diyince, şoföre ise dur diyince durur’ demiş.
bunun üzerine şoför çok sinirlenmiş ama karşıdaki bakan olduğu için bir şey söyleyememiş.
belirli bir süre sonra bu defa şoför bakana:
bir soru sorabilir miyim bakanım’ der. bakan da:
‘sor bakalım’ der.
şoför sorar: ‘eşekle bakan arasında ne fark vardır?’
bakan bir süre sonra:
‘bulamadım şoför söyle bakalım’ diyor.
bunun üzerine şoför de:
‘ vallahi bakanım ben de bulamadım..
kadının biri kocasını devamlı aldatıyormuş.
evde sevgilisiyle yatakta oynaşırken, aniden evin giriş kapısının
açıldığını duymuş, panik içinde erken dönen kocasının içeri girdiğini ve
yatak odasına doğru adımlarının yaklaştığını duymuş…
-allah’ım ne olur beni kurtar! yatağımdaki sevgilimi yoket, sonra
dile benden ne dilersen, yapacağım…
……
……
bir ömür gibi gelen bir aradan sonra, allah’ın sesi duyulmuş:
-ey günahkar evladım, bu arzunu gerçekleştirirsem karşılığı çok ağır
olur. -sevgilini şu an yatağından yok edersem, tam üç yıl sonra öleceksin
demiş!
kadın düşünmüş, kocam beni yakalarsa nasıl olsa üç dakikalık ömrüm
var, üç yılda kim ölür-kim kalır, kabul ediyorum demiş.
…der demez, kadının kocası odaya girmeden sevgilisi yokolmuş, kadın
paçayı kurtarmış!
……
……
aradan üç yıla yakın zaman geçmiş, kocası günün birinde sürpriz
yapmış! -karıcığım demiş, bak sana muhteşem lüks bir gemide tur bileti
aldım. gemide sadece kadınlar olacak, bildiğim kadarıyla tüm kadın
arkadaşların tura katılacak, bol bol eğlenir hoşça zaman geçirirsiniz.
kadının gemiye bindiği gün, allah’ın sevgilisini yokettiğinin tam
üçüncü yılına rast gelmiş.
gemi açık denize iyice açıldığında korkunç bir fırtına patlamış, gemi
su almaya başlamış, battı batacak…
kadın vaktinin geldiğini anlamış!
- allah’ım tamam anlaştığımız gibi benim sonum geldi, ama diğerlerine
yazık günah değil mi?
……
……
aniden gür bir ses duyulmuş:
-orospular !!! hepinizi ayni gemiye toplamak tam üç yilimi aldi….
mahşer günü gelip, çatmıştır. diğer tarafta iki ibne birbirlerini bulmuş gizlice cennete girmeye çalışırlarken zebaniler bunları yakalarından tutup cehenneme götürürler ve başlarlar emirler vermeye.
- sen şuraya sıç öbürüne sen buraya
hemen sonra devam ederler
sen şuraya sıç sen oraya vs bu böyle devam eder ve en sonunda ibnelerden biri dayanamaz
- yeter artık sıçacak takatim kalmadı der.
bunun üzerine zebaniler
-o götün ne işe yaradığını öğrenene kadar sıçacaksınız olum
cin aliyle annesi bir gün parkta yürüyorlarmış. arkadaki çalılarda bir kızla erkeğin birşeyler yaptığını farkeden cin ali annesine sormuş.
- anne bunlar napıyo?
+ şakalaşıyolar evladım
- anne çocuk şaka maka iyi sikiyo ama.
hıristiyan temelle dursun yolda giderken temel’in içine bi sıkıntı düşmüş. tam kilisenin yanından geçerken temel dursun’a
- la dursun dur ben bi günah çıkartıp geliym içimde bi sıkıntı var der
temel içeri girer papaza günah çıkartmak istediğini söyler. papaz da temel’i günah çıkartma bölümüne alır
papaz:
-seni dinliyorum evladım
- papaz efendi ben çok büyük bi günah işledim
-allah affetsin. nedir günahın?
-ben zina yaptım papaz efendi
-kiminle
-sanane ya kiminleyse kiminle
-şu aşağı sokakta pembe evde sarışın bi hatun var onunla mı
-yok değil. ne önemi var kiminle olduğunun
-arka sokakta dul bi kızıl saçlı hatun var küçük bi oğlu var onunla mı?
-hayır onunla da değil. naapıcaksın ki?
-şu köşedeki büfenin üstünde esmer bi hatun var hani kocası sürekli yurtdışı seyahate gidiyo onunla mı?
-ya yok manyak mısın nesin. çıkartmıyom günah falan
deyip kaçarcasına kiliseden uzaklaşır. dışarda bekleyen dursun’un yanına gider. dursun:
-naptın temel çıkardın mı günah der
temel de:
- yok çıkartamadım ama 3 tane süper adres aldım…