Sobanın Sırrı

Oca 1st, 2012 | Posted by | Filed under Seçme Fıkralar

fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. birden yağmur bastırır. hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. bu sırada hepsinin dikkati odada yanmakta olan soba üzerinde toplanır. soba yerden 1 m. kadar yukarıda, altındaki dizili taşların üzerindedir. sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.
kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış".
fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş".
jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış".
matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış".
antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş".
bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar.
adam cevap verir:
- "boru yetmedi."

Avcı Temel

Oca 1st, 2012 | Posted by | Filed under Avcı, Seçme Fıkralar

başlarında temel‘in bulunduğu 4 adet avcı ormanda ilerlemektedir. temel az ilerde küçük bir delik görür ve arkasına seslenir: "tavşan deliği, yere yatın!". avcılar yere yatar ve az sonra gerçekten bir tavşan çıkar, avcılar da kolaylıkla vurur.
yola devam ederler. biraz daha büyük bir delik çıkar karşılarına. temel bağırır: "tilki deliği, yere yatın! ". herkes yatar ve biraz sonra çıkan tilkiyi avcılar hemen vurur ve çantalarına atarlar, herkes mutludur.
yolun az ilerisinde daha da büyük bi delik çıkar karşılarına. temel yine seslenir: "yere yatın uşaklar, ayı deliği!".
hiç ses çıkarmadan yere yatan acemi avcılar biraz sonra çıkan ayıyı hemen vururlar. herkes temel’in avcılığına hayrandır artık.
devam ederler. ama bu sefer devasa bir delik çıkar karşılarına. acemiler temel’e bakarlar. temel: "valla burdan ne çıkar bilmiyorum ama durun yatıp bekleyelim, ne çıkarsa bahtımıza!" der.
bir gün sonra gazetelerin 3. sayfasında şöyle bir haber vardır:
"4 avcı tren altında ezilerek can verdi"

Topkapı mı?

Ara 29th, 2011 | Posted by | Filed under Hayvanlar Alemi, Seçme Fıkralar

hayvansever bir kekeme, istanbulun topagaci semtinde ilerlerken bir at olusu gorur.. gorur gormez dehsete kapilir ve en yakin telefon klubesinden ilcenin* karakoluna telefon eder ve seruven ba$lar..
zrrrrrrrrrrrrrnnnnnnn zrrrrrrrrrrrrn
- topagaci karakolu iyi gunler ben memur x buyrun efendim..
- bbbbbbbu bbbu bbbuuuurda ooooooooo oooooo ooooolu bir aaaa aaaaat var..(ohh)
- nerede efendim
- tooo tooo to tooooo too
- topkapi?
- toooo tooooo hotooooooo
- tooooo htoo otooooo
polis dayanamaz ve telefonu adamin suratin kapatir..
kapatir kapatmaz bu duyarlı amcamiz yine arar..
- topagaci karakolu iyi gunler ben memur x buyrun efendim..
- bbbbbbbu bbbu bbbuuuurda ooooooooo oooooo ooooolu bir aaaa aaaaat var..
- nerede efendim
- tooo tooo to tooooo too
- topkapi?
- toooo tooooo tooooooo
ve yine polis telefonu adamin yuzune kapatir..
bu kisirdonguyu izleyen 5-6 aramaya muteakip telefon kesilir.. aradan gecen 3 saat icerisinde de telefon kesinlikle calmaz..
nobeti devralacak diger polisler gelmistir ve memur x yasadigi olayi diger polis arkadaslarina anlatmaktadir..
- bugun bi kekeme dadandi minakoyim.. at mi olmus ne olmus.. tooo diyor baska birsey demiyor.. topkapimi diyorum tooo hotooo diyor bende yuzune kapatiyorum telefonu deerken telefon calmis ve ayni polis acmis..
- topagaci karakolu iyi gunler ben memur x buyrun efendim..
- bbbbbbbu bbbu bbbuuuurda ooooooooo oooooo ooooolu bir aaaa aaaaat var..
- nerede efendim
- tooo tooo to tooooo hotooo
- toooo hotooooo tooooooo
- topkapi?
- oooooo hooooooooraya ggggggo goooturdum..

100 Altın

Ara 29th, 2011 | Posted by | Filed under Seçme Fıkralar, Tarih

eskiden bir ülke varmış ve bu ülkeyi bir padişah yönetirmiş.padişah,güzeller güzeli karısı sultan ve de onlara hizmet eden bir sürü hizmetçi çok büyük ve görkemli bir sarayda yaşıyorlarmış.bu sarayda padişaha hizmet eden ahmet adında biri varmış ve sultana hayranmış,özellikle de sultanın göğüslerini yalamak konusunda bir takıntısı varmış.zamanla bu takıntı bi hastalığa dönüşmüş ve gidip derdini haremağasına açmış.haremağası onun bu derdine çare bulacağını,ama sonra da 100 altın alacağını söylemiş.ahmet kabul etmiş bunu.
haremağası bir kocakarıdan özel bir ilaç almış,sultan banyodayken onun giysilerinin göğüs bölümüne iyice sürmüş.sultan banyodan çıktıktan sonra giysilerini giymiş ve göğüslerinde bir kaşıntı,bir yanmadır başlamış.saray doktoru birşey yapamamış durum karşısında,padişah çaresizmiş.haremağası padişaha şöyle demiş:
-efendim,bunun bir çaresi vardır.
-neymiş çaresi?
-sizin hizmetliniz ahmet’in tükürüğü her derde devadır.sultanın göğüslerini yalarsa kesin geçer.
-neee??
padişah önce olmaz demiş,ama karısının çektiği ızdıraba daha fazla kayıtsız kalamamış ve izin vermiş en sonunda.ahmet,sultanın odasında,sultanın göğüslerini doyasıya yalayarak amacına ulaşmış.ertesi gün haremağası ahmet’in yanına girmiş ve şöyle bir diyalog geçmiş aralarında:
-eee ahmet,amacına ulaştın.sultanın göğüslerini yaladın sayemde.artık şu 100 altını ver bakalım.
-altın maltın vermem.ne de olsa gidip padişaha şikayet edemezsin çünkü sen de bu işin içindesin.hadi bakalım uzaaa.
haremağası,bu cevap üzerine manyak öfkelenmiş.sonra da ,padişah banyo yaparken,aynı kocakarı ilacını padişahın donuna iyice sürmüş.

Kablosuz iletişim

Ara 29th, 2011 | Posted by | Filed under Seçme Fıkralar, Tarih

rus fizikciler yerin 100 metre altinda bakir tel bulduklarini,
bunun ise atalarinin bundan 1000 yil öncesinde telefon sebekelerinin
oldugunu kanitladigini duyurdular.
bu olaydan 1 hafta sonra amerikan gazetelerinde ilginç bir manset.
amerikan bilim adamlari yerin 200 metre altinda 2000 yil öncesine ait
fiber optik hatlar bulduklarini, bunun ise, amerikan toplumunun
ruslardan 1000 yil öncesinde gelismis digital haberlesme sistemleri
oldugunu söylediler.
bir hafta geçmeden türk gazetelerinde yeni bir manset.
türk bilim adamlari yerin 500 metre altina kadar kazdiklarini ve
hiçbirsey bulamadiklarini, bunun ise atalarinin 5000 yil öncesinde
mobil telefon ve kablosuz iletisim sistemlerine sahip olduklari
sonucuna vardilar….

Aynı yöntem

Ara 29th, 2011 | Posted by | Filed under Belaltı Fıkralar, Seçme Fıkralar

adam bara girer barmaid kiza:
”hey koca gotlu bana bir bira” diye seslenir.
kisa bir tartismadan sonra adam bardan atilir….
iki gun sonra ayni adam ayni bara gelir ayni barmaid kiza:
”hey kucuk memeli bana bir bira” diye seslenir.
gene tartisma ve bodyguardlar yine adami bardan atarlar
uc gun sonra adam yine gelir. zorla ve kibar olacagina soz vererek
bara girer.
butun gozler uzerindeyken ayni barmaid kiza yonelerek:
”bir bira rica ediyorum” der. ikinci,ucuncu,dorduncu…. adam gayet
kibar…
sonunda barmaid kiz cesaret alip adama yaklasir ve yavasca:
”gercekten goguslerimi kucuk mu buldunuz" diye sorar.
adam sakin: ”evet ama, sanirim basit bir cozumu var
”kiz heyecanla: ”nasil” diye sorar…
adam: "her gun bir parca tuvalet kagidi alip gunde bir veya iki kez
memelerinin arasina sureceksin” diye yanitlayinca kiz umutla:
"gercekten ise yarar ve goguslerim buyurmu ki ” diye sorar.
adam kendinden emin bir ifadeyle: ”kesinlikle, bak ayni yontem
gotunde nasil ise yaramis”

Cekoslovak genc

Ara 29th, 2011 | Posted by | Filed under Seçme Fıkralar

yer cekoslovakya.
ikinci dunya savasi donemi.
cekoslovakya alman isgali antinda.
bir tren kompartimani. iceride 4 kisi.
cekoslovak genc ve guzel bir kiz, kizin anneannesi, alman bir subay ve cekoslovak yurtsever bir delikanli.
yurtsever genc tabii ki alman subaya hayli kil durumda.
derken tren bir tunele girer. ortalik kararir. karanligin icinde bir opucuk sesi, ardindan da bir tokat sesi duyulur. tren tunelden ciktiginda ise kimse renk vermemekte ama bir yandan da dusunmektedir.
genc kiz kendi kendine : "bu genc sanirim beni opmeye calisti, yanlislikla da anneannemi optu. oh olsun tokati da yedi" diye dusunur.
kizin anneannesi ise "bu cocuk herhalde bizim kizi optu, kizim da hakkettigi dersi verdi. oh olsun" diye dusunmektedir.
alman subay ise dertlidir. kendi kendine "ulan herif kizi optu, tokati yiyen biz olduk" der.
cekoslovak genc ise aklindan sunlari gecirir: "elimin tersini opup su serefsiz almana bir tokat attim ya. aklimi seveyim"

Albay geldi mi?

Ara 29th, 2011 | Posted by | Filed under Asker

ordunun 5. alayında görevli olan bir albay girdiği hiçbir iddayı kaybetmemesiyle ün yapar.. ak’a kara der gene kazanır.
gün gelir bu albayı 5. alaydan 7. alaya transfer ederler. geldiğini komutana bildirmek için komutanın ofisine girer ve bekler. komutan geldikten, gerekli selamlaşma ve formaliteler yerine getirildikten sonra albay der ki:
a- komutanım ben sizi bir yerden tanıyorum!
k- imkansız! ben seni hayatımda ilk defa görüyorum, ismini dahi duymadım daha önce.
a- ben sizi vietnam savaşından tanıyorum komutanım, aynı siperde yan yana savaşmıştık!
k- albayım saçmalamayın ben vietnam’da savaşmadım ki! komuta merkezindeydim ve bölüğü idare ediyordum
a- yo komutanım çok net hatırlıyorum! hatta sizin kıçınıza bir mermi isabet etmişti ve çok kötü yara olmuştu!
k- olum adamı delirtme, sen başkasıyla karıştırıyorsun beni!
a- komutanım sizle 20 dolarına bahse girerim kıçınızda bir mermi yarası var!
–komutan bunun üstüne 20 dolar kazanma karşılığında bunu kanıtlamaya karar verir ve açıp kıçını yara izi olmadığını gösterir–
a- özür dilerim komutanım sizi hakkaten başkasıyla karıştırmışım!!
k- neyse olur böyle şeyler! der ve 20 dolarını memnun bir ifadeyle alır!
albay gittikten 10 dakka sonra telefon çalar ve komutan telefonu açar, karşıdaki ses 5. alay komutanının sesidir.
-albay geldi değil mi?
-geldi!
-kimseyle iddiaya girmedi değil mi?
-aslına bakarsanız girdi ve hatta kaybetti!
-komutanım lütfen bana albayın sizin kıçınızı gördüğünü söylemeyin!!!
-nerden anladınız bunu?
-o kurnaz eşşoğlueşşek 5. alaydaki herkezle kişi başı 50şer dolarına 7.alayın komutanının kıçını görebilirim diye iddiaya girdi..

Malesef oğlum

Ara 29th, 2011 | Posted by | Filed under Seçme Fıkralar

adamın birinin, hiç bir baltaya sap olamamış ebleh bi oğlu varmış. adam da zengin ya, oğluna paso iş kuruyormuş, oğlan da paso batırıyormuş işleri. adamcağız "bir defa daha şansımızı deneyelim bakalım" demiş, entegre et tesis kurmuş oğlu için. neyse fizibileteler hazırlanmış, fabrika, tesis, allah ne verdiyse kurulmuş, baba da oğlunu bir makinanın başına getirip anlatmaya başlamış:
"bak oğlum, bu makinanın bu tarafından ineği sokuyorsun, öbür taraftan sosis olarak çıkıyor. anladın dimi çocuum?!"
çocuk da ebleh ebleh sırıtıp:
"ovyeeeeee! çok iyi yaa! peki babaa, burdan sosisi sokarsak öbür taraftan inek olarak çıkar mı?"
adamcağız derin bir iç geçirmiş ve cevap vermiş:
"hayır evladım. maalesef o teknoloji yalnızca ananda var…"

Ben yıkarım

Ara 29th, 2011 | Posted by | Filed under Belaltı Fıkralar, Seçme Fıkralar

adamın biri motosiklet almış. satıcı adama bir kutu vazelin hediye ederek "yağmurlu havalarda bunu metallere sür, pas yapmaz" demiş.
adam motorunu göstermek üzere kız arkadaşına gitmiş. akşama doğru kız "gel seni bize götürüp ailem ile tanıştırayım, hem de akşam yemeği yeriz." demiş.hemen arkasındanda bir hatırlatmada bulunmuş. "yalnız dikkat et bizim evde yemek yerken kimse konuşmaz. konuşan olursa o bütün bulaşıkları yıkar…"
adam 4 kişinin bulaşığından ne olacak diye düşünürken eve girdiklerinde bir de ne görsün dağ taş her yer bulaşık…uulan bir konuşursak yandık demiş… yemek yerken aklına "ben şimdi bu kızın elini tutsam kimse bir şey diyemez." fikri gelmiş. kızın elini tutmuş, kimseden çıt yok. bir de öpeyim demiş, öpmüş gene çıt yok.. ulan ben bununla bu işi burada pişireyim demiş. herkesin gözü önünde kızla yatmış ama gene çıt yok.. adam iyice pişkinliğe vurup yahu bunun anası da güzelmiş deyip onunla da yatmış. gene çıt yok. tam bu sırada dışarıda gök gürleyip yağmur yağmaya başlamış. bizimki motoru paslanmasın diye aldığı vazelini cebinden çıkardığı anda kızın babası bağırarak ayağa fırlamış:
-tamam tamam koy onu yerine bulaşıkları ben yıkarım!

Switch to our mobile site