birgün kayserili ahmet sumak satmak için yola çıkar. Sumak tabi o zamanlar bu kadar meşhur değil. bizim kayserili düşünür düşünür nasıl satacaz bu sumağı diye. 7-8 tane adam bulur, onlara para verir.
şu karşıdaki markete gidin sumak varmı diye sorun der. adamlar markete giderler işittiklerini aynen yaparlar. marketçi şaşırır sumak ne diye. bu soruyu iki gün sorarlar.
üçüncü gün bizim kayserili markete gider ve müdürüyle tanışır. ben kayseriden sumak tüccarı ahmet. adam şaşırır ve birden atılır der bu günlerde çok soruyorlar bu sumağı neyde kullanılır diye sorar.
bizim kayserili başlar anlatmaya başta mantıda, makarnada, turşuda vs. Adam ooo der bu sumak baya marifetliymiş. bundan ilk etapta 100 paket ister. kayserili malı teslim eder.
ertesi gün başka adamlarla aynı marketteki bütün sumakları aldırır. müdür şaşırır bu sumak bayağı satılıyor. derhal kayseriliyi arayıp bir kamyon yıkmasını söyler.
kayserili malı getirir ve parasını alır ve gider.
Kayseriye gelen bir Amerikalı aniden rahatsızlanır ve hastaneye kaldırılır. Çeşitli muayenelerden sonra kan verilmesi icab eder. Anonsla kan aranmaktadır.
Bunu duyan bir Kayserili kan vermek üzere hastaneye gider. Bin dolara bir ünite kan vermeyi kabul eder. Kanı verir ve parayı alır. Bir saat sonra yeniden kan gerekir, Kayserili yine kan verir bu sefer Amerikalı beş yüz dolar teklif eder.
Kayserili ise aynı ünite kana bin dolar vermişken şimdi neden beş yüz dolar veriyorsun deyince, Amerikalının cevabı ilginç olur.
- Çünkü, artık bende bir Kayserili kanı taşıyorum, istenenin yarısını veririm.
kayseri ilköğretimine yeni tayin olan öğretmen sınıftaki çocuklara basit sorular sorup çocuklara ısınmaya çalışıyormuş.
birkaç öğrenciye sorduktan sonra babası tüccar olan birisine sıra gelmiş .
söyle baalım mustafa ;iki kere iki kaç edrer,
mustafa düşünmüş ,düşünmüş, tamam demiş.
öğretmenim bunu; alaceez mi? yoksa satacaz mı?
Kayserilinin biri kaldırımda yürürken karşıdan gelene sormuş: "kardeş, karşı kaldırım neresi" diye adamda karşı tarafı göstererek "orası" emiş. Kayserili bu kez " olurmu abicim, oraya geçip soruyorum burayı göteriyorlar" demiş.
Kayserili, siyah sütyen almak için girmiş musevinin dükkanına!
Paranın kokusunu alan musevi, az kaldığını iddia ederek, tanesini 40 avro dan vermiş.
Kayserili, 6 tane alıp, bir kaç gün sonra tekrar dönmüş, bu sefer 2 düzine istemiş.
Bu sefer musevi tanesini 50 avrodan dan satmış. Aradan 1 ay gecmiş, gittikçe mal bulamayacağını sanan kayserili, geri kalanını 75 avrodan dan kapatmış.
Sonunda musevi merak edip, bu kadar sütyeni ne yaptığını sormuş ona!
Kayserili cevap vermiş:
-Bunları ikiye kesiyorum, minik takkeler yapıyorum, sonra da bunları musevilere tanesi 100 avrodan dan satıyorum.
Temel kayserilileri test etmek için kayseriye gelir.Bir bakar ki yüksek yüksek gökdelenler var.Hayran hayran gökdelenleri seyrederken bir kayserili temel i çevirir.Birader burada gökdelenlere bakmak paralı der. Bir gökdelene bakarsan 20tl vermelisin. Temel tamam der 3 gökdelene baktım al 60 lira.Temel trabzona döndüğünde alay eder.Ya kayserililer o kadar da uyanık değiller.Orada gökdelenlere bakmak paralıymış. 5 gökdelene bakttım 3 gökdelen parası verdim demiş.
Radyodan anons yapılmış. Uzaylılar ülkemize geldiler diye. Bunu duyan kamyon şöförü çevresine bakmış. Birden çalıların oynadığını görmüş ve yanına gitmiş.
-Kayseriliyem , kamyon şöföriyem, sizinle tanişmak isteyrem.
Ama ses yok!
Tekrar: -Kayseriliyem, kamyon şöföriyem, sizinle tanişmak isteyrem.
Ses yine çıkmamış ve tekrar:
-Kayseriliyem, kamyon şöföriyem, sizinle tanişmak isteyrem demiş.
Bu sefer ses gelmiş: -Harranliyem, kamyön şöföriyem ve sıçmak isteyrem demiş.
KAYSERİLİ NİN BİRİ BAKKAL A YUMURTA ALMAYA GİTMİŞ.
BAKKAL A SORMUŞ ; YUMURTALAR KAÇ KURUŞ ?
BAKKAL : 30 KRŞ DEMİŞ , AMA 5 TANE DE KIRIK YUMURTAM VAR ONLARIN TANESİ 10 KRŞ
KAYSERİLİ : O ZAMAN BANA 5 YUMURTA DAHA KIR DEMİŞ.
Kayserilinin ineği hastalanmış, Allah’ım “ineğim iyileşsin 15 gün oruç tutacağım” demiş 15 gün oruç tutmuş 1 gün sonra inek ölmüş..
Adamda: " Ey yüce Allah’ımbu kulunu kandırdım sanma, orucu ramazandan düşerim, ineğide kurbana sayarım " demiş.
kayseride köylüler eşeği salıp eşeğin gittiği yerden yol yapıyorlarmış.bir gün bir amerikalı mühendis yolları görmüş ve gülmeye başlamış “köylülere yollarınız niye böyle” demiş. Köylülerde eşeğin geçtiği yerlerden yol yaptıklarını mühendise anlatmış.
Mühendis sormuş;
- Peki eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
köylüler kızgınlıkla;
- amerikadan mühendis getiriyoruz! demiş