bir gün iki uzaylı dünyaya gelirler, ama her hazırlığı yaparlar da gelirler. erkek uzaylı gemiden iner ve temel‘in yanına gider.
temele der ki: temel biz dünyalıların nasıl çifleştiklerini merak ediyoruz. ben sana benim karımı vereyim, sen bana senin karını ver.
temel olmaz demiş, uzaylı da ya bırak temel bunda kötü birşey yok falan derken temel kabul etmiş. vermişler karılarını birbirlerine, biri bir odaya çekilmiş, biri bir odaya.
temelin karısı fadime uzaylının malını görünce gülmüş demiş ki ya bizim çocuklarımızda bile daha büyük mal var. sonra uzaylı kulağını bir çekmiş, malını kocaman yapmış. fadime de ooo bu çok büyük biraz küçültebilir misin demiş, uzaylı kulağını bir daha çekmiş küçültmüş. fadime biraz daha kalın demiş, uzaylı kulağını bir daha çekmiş kalınlaşmış. neyse sabah olmuş. bunlar odalarından çıkmış.
fadime; çok mesudum da dün gecem çok iyi geçti. senin ki nasıl geçti.
temel:ben hiç birşey anlamadum. kadın kulaklarımı çekip durdu.
temel fadimeyle evli. iş için yurt dışına çıkmak zorundadır ve yurt dısına çıkar .fadimeyle 3 ayda bir 5 ayda bir telefonla konuşurlar aradan 2 sene gecmiştir yine birgün temel telefon eder konusurlarken fadime temele sorar
kocacum bunca yıllık kocamsun.hiç bir kariyla birlikte oldun mi
temel cevap verir ne yalan söyliyim karicum oldim.
fadime sorar peki kaç lira veriyisun
50 mark
onedur kaç türk lirasi yapayi
temel 70 lira der
fadime cevaplar iyi iyi der fazla degilmiş bende o kadara calışayrum.
bir avukat dava için Trabzon’a gelmiş. Sohbet esnasında, okunan duaların ölünün ruhuna gidip gitmeyeceği tartışılmış. Avukat, okunan duaların ölülerin ruhuna gitmeyeceğine inanıyormuş.
‘Seni ancak Cansız Hoca ikna edebilir’ demişler.
Hocanın tavla oynadığı kahveye gidilmiş.
Adam sorusunu yineleyince, aralarında şu diyalog geçmiş.
- Elbette gider.
- Peki nasıl gider?
- Senin anan, eşin, kızın var mı?
- Var.
- Nerede oturuyorlar?
- İzmir’de.
- Senin ananı, avradını, kızını…
- (Adam sinirlenerek hocanın üzerine yürümüş) Ne biçim konuşuyorsun sen?
- Niye sinirleniyorsun? Duaların buradan ahirete gittiğine inanmıyorsun da, küfürlerin buradan İzmir’e gittiğine niye inanıyorsun?
Temel ingilitere ye gitmişti.
Arkadaşları temele ingilizce bilmezdin ingiliterede çok sıkıntı çektinmi demişler.
Temel; -hayır,sıkıntıyı asıl inciluzlar çekti demiş.
Temel bir tuvalete girmiş.Yanında işeyen adama sormuş:
- seni cemaL usta mı sünnet etti demiş.
adam:
- Nerden pileysun demiş.
temel de :
- Deminden peri ayağıma işeysun demiş…
Temel ile dursun amerikaya iş aramak için gitmişler, aylar geçmiş bir iş bulamamışlar, sonunda temel; dursun bu iş böyle olmayacak, iyisimi sen doğuya ben batıya gidelim, belki ayrı ayrı daha çabuk iş buluruz, bir yıl sonra bu parkta buluşuruz demiş, ayrılmışlar aradan bir yıl geçmiş, temel buluşacakları parka yarım saat önce gelmiş,
Bir süre sonra Dursun gelmiş ama altında son model bir araba , birkaç tane koruma havalı havalı temilin yanına gelmiş.
Temel demiş ki ula dursun bu ne nasıl böyle zengin oldun?
Dursun- kafamı çalıştırdım, bir makine icad ettim,
Temel- nasıl bir makina
Dursun- Erkekler tuvaletinde pisuarın yanına bir makine koydum, bir dolar ataysun, aleti yerinden çıkari, işettiri, sonra yıkayıp yerine koyayi, böylece çok zengin oldum demiş
Sonra beraber biraz gezmişler yemek yemişler, dursun temele biraz harçlık vermiş, bir yıl sonra yine aynı parkta buluşmak üzere ayrılmışlar.
Bir yıl sonra bu kez Dursun biraz erken gelmiş, biraz sonra Temel gelmiş ama altında Limuzin, yanında 2 tane amerikanın en güzel mankenleri , korumalar, Dursun sormuş ula Temel bu ne hal , nasıl böyle zengin oldun?
Temel- Kafamı çalıştırdum, bir makine icad ettim, erkekler tuvaletinin yanında pisuarların yanına bir makina koydum, 1 dolar ataysun makinaya, aleti yerinden çıkari, işettiri sonra yıkayi
Dursun- e ula benim makinadan farkı ne ki
Temel– Benimki 2 dolar vermezsen bırakmayi
temel ingilterede uçma dersi almak için kursa yazılır
bir süre eğitim aldıktan sonra sıra uçaktan atlamaya gelir
hocası temele son olarak yapacaklarını tekrarlar
hoca:ilk önce bu ipi çekeceksin baktın açılmadı şu beyaz butona basacaksın yine açılmazsa şu kırmızı butona bas oda açılmazsa meryem anaya dua et der ve hoca atlar arkasından temelde atlar
temel: ipi çeker açılmaz beyaz butona basar açılmaz kırmızı butona basar açılmaz aşağıya düşerken hocasının yanından geçer ve bağırır
-NEYDU O KARINUN ADI ?
Temelle Dursun Zengin Olmak İçin Köydeki Bagı Bahçeyi Satıp Almanyaya Giderler. İki Kafadar Almanyada Bir Parkta Ayrılmaya Karar Verirler Ama Ayrılırkende Ne Olursa Olsun 1 Sene Sonra Ayrıldıkları Parkta Buluşmaya Karar Verirler. Aradan Bir Sene Geçer Ve Temel Parasız Bir Şekilde Parka Gelir Dursun bir Gelir Altında BMW Yanında Korumalar Vs
Temel Sorar La Dursun Nasıl Bu Kadar ZEngın Oldun
Dursunda derki Bİr Makına İcat ettım … ikini sokaysın 5 lirada ataysın …ikini zevke getiriyor.temelle dursun bıraz muhabbetten sonra ayrılırlar ama ayrılmadan önce 1 sene sonra buluşmaya söz verirler aradan bır sene geçer dursun gene bmw koruma fılan temel bır gelır 3- 4tane helıkopter korumalar falan tabi
Dursun sorar la nasıl boyle zengın oldun
Temel :senın makınayı geliştirdim der la
dursunda sorar la ne ettun
Temel: 5 lira ataysun ..ıkını sokaysun 5 lıra daha atmazsan ..kını bırakmıyor.
Polis Temel küçük çocuğuna dört yolda trafik polisinin trafiği nasıl idare ettiğini öğretiyor. Bir süre sonra geniş siyah bir mercedes yanlarında durur ve içerideki kişi camı aşağıya doğru indirdikten sonra Polis Temele:
- Do you speak English ?
Temel anlamadığını göstermek için kafasını « hayır » diye sallar.
- Sprechen Sie Deutsch ? diye devam eder mercedesin sürücüsü.
Temel yine aynı şekilde karşılık verir « hayır » diye sallar kafasını.
- Lei parla l’italiano ?
Habla usted espanol ?
Vy govorite po ruskii ?
Anata wa nihongo wo hanasemasuka ?
Parla vos interlingua?
Milate Ellinika ?
Beszel Magyarul ?
Govorish li balgarski?
Temel yine aynı şekilde umutsuzca kafasını sallar. Mercedes bir hışımla uzaklaşır gider. Tam o sırada Temelin çocuğu:
- Baba, mercedesin şoförü kaç dil biliyordu gördün mü?
Temel de çocuğuna nasihat vererek:
- Aptal olma çocuğum! Gördüğün gibi bildiği dillerin hiç biri işe yaramadı!
dursun birgün ormanda geziniyormuş.bir bakmış temeli ağaca belinden bağlı bir şekilde bulmuş hemen sormuş.
ula temel ne işun var senin orda bakayum?
temel:intihar ediyorum dursun demiş.
dursun:temelcum benim bildiğim o ipi beline değil boynuna bağlayacaksın demiş.
temel:onuda denedim ama az daha boğuluyordum demiş.