Zenci Rus

Eyl 22nd, 2011 | Posted by | Filed under Diğer

soğuk savaş döneminde amerikalılar her yıl onlarca casus yetiştirip rusya’ya salıyorlarmış. hepsi de teker teker en geç bir hafta içinde yakalanıp özenle konuşturulup devlet sırlarını ifşa ediyormuş.
en sonunda demişler ki, ülen bi tane yetiştirelim ama çok süper olsun. bi tane adamı almışlar, ana dili gibi rusça öğretmişler şive ve lehçelerine kadar. rus efsane ve masallarını tarihini örf ve adetlerini öğretmişler. bir dikişte bir şişe votka içmesini öğretmişler. göğüs kıllarını jiletle tıraş etmişler böyle kıvır kıvır rus denizciler gibi göğüs kılları olmuş.
dövüş sanatlari teknoloji vs zaten öğretmişler. neyse bu casusu uçaktan paraşütle rusyanın yakınlarında bir kasabaya atmışlar.
casusumuz rusyada bir bara gitmiş hemen. rusça bir votka istemiş. barmen bir kez yüzüne bakmış ve "hoşgeldin amerikalı" demiş.
casus anında adamın yanına koşmuş. "bayım" demiş, "nereden anladın"
-zenci rus olmaz ki.

Etiketler: , , , ,

Kahraman Temel

Eyl 22nd, 2011 | Posted by | Filed under Hayvanlar Alemi, Karadeniz

dünyada özel bir orangutan türünün nesli yokolmak üzereymiş. arayıp tarayıp sadece bir tane dişi bulmuşlar. genetik araştırmalar vsden filan sonra maymunu dölleyebilecek bir tek temel bulunmuş bilim adamları temel’e gidip utana sıkıla durumu anlatmışlar. "bir sefer olacak üstelik yirmi bin dolar para da var" demişler.
temel düşünmüş, “tamam” demiş, ama üç şartım var:
1- öpüşmem
2-oğlan olursa babamin adini koyarım
3- yirmi bin dolarım yok en fazla on beş bin verebilirim.

Etiketler: , , , , ,

Ilk Hediye

Eyl 22nd, 2011 | Posted by | Filed under Belaltı Fıkralar, Seçme Fıkralar

genç adam, yeni tanıştığı kız arkadaşına hediye vermek istemişti. bu ona alacağı ilk hediye olacaktı. bu yüzden fazla özel bir şey seçmemeye dikkat etti ama alacağı şey biraz da romantik olmalıydı. o gece birlikte çiseleyen karın altında yürürlerken, sevgilisinin avucunun içinde ısıtmaya çalıştığı ellerini hatırladı ve karar verdi. bir çift eldiven alacaktı.
alışverişe bu tür işlerde pek becerikli kız kardeşini de yanına alarak çıktı. bir büyük mağazadan içi kürklü bir çift beyaz eldiven seçtiler. bu arada kız kardeşi de kendine bir çift dantelli külot aldı…
ne var ki mağazadaki paketleme kısmında bir karışıklık oldu. eldiven kız kardeşinin paketine girdi, külotlar da mağazanın özel kuryesi ile kız arkadaşının evinin yolunu tuttu. içindeki delikanlının yazdığı romantik notla tabii…

sevgilim,
geçen akşam seninle çıktığımızda bunlardan giymediğini fark ettim. eğer kız kardeşimle beraber olmasaydım, ben uzun ve düğmeli olanlardan alırdım, ancak kız kardeşim kısa ve düğmesiz olanlardan kullanıyor. çıkarması daha kolay oluyormuş… renginin açık olması çabuk kirleneceği izlenimini veriyor. ancak bunları satın aldığım bayan tezgahtar bana kendisininkini gösterdi. üç haftadır kullanıyormuş. yakından baktım, hiçbir kirlenme yoktu.
tezgahtar bayandan bir şey daha rica ettim. seninkileri giyip, nasıl durduğunu bana üzerinde göstermesini… hemen giydi. çok şık duruyor, elimi uzattım, okşar gibi sıktım… ele de çok hoş geliyor ve öyle yumuşak ki… dışarı kıvırdığında içinden tüyler görünüyor. bu sene moda böyleymiş. tezgahtar kız gösterdi gerçekten çok hoş…
keşke bunları ilk giyişinde yanında olup giymene yardım edebilseydim… seninle buluşuncaya kadar birçok yabancı elin ona dokunacağını düşünmek beni üzüyor… çıkardığın zaman içi biraz nemli olabilirmiş. o zaman üfleyerek havalandırman gerekiyormuş.
bu akşamki buluşmamızda bunları nasıl avucumun içine alıp, nasıl defalarca okşayıp öpeceğimi ve okşar gibi avuçlayıp sıkacağımı ve avuçlarımdan bırakmayacağımı düşünüyorum. bu akşamki buluşmamızda giymeyi unutma…
sevgilerimle…

Camcı

Eyl 22nd, 2011 | Posted by | Filed under Seçme Fıkralar

kadının evinde cam kırılmıştı. camcıyı aradı ve sipariş verdi. yarım saat sonra zil çaldı. kadın megafondan seslendi:
- kim o?
- camcı beya..
kadın kapıyı açtı ve camın takılacağı yeri gösterdi. beş dakika sonra yine zil çaldı.
- kim o?
- camcı beya..
- yanlışlık var. az önce bir camcı gelmişti.
- düştük beya..

Süpriz Evlilik

Eyl 22nd, 2011 | Posted by | Filed under Belaltı Fıkralar, Seçme Fıkralar

adamın biri sarışın mavi gözlü afet gibi bir kadınla evlenir. düğün dernek biter çift balayı için gittikleri otel odalarında başbaşa kalırlar. gelin tam üstünü çıkartırken der ki:
-hayatım sana bir şey itiraf etmeliyim… biliyorum daha önce söylemeliydim.
adam aklından binbir türlü şey geçirirken kadın kirpiklerini çıkartır.
-benim kirpiklerim takma…
adam beklediğinden çok daha küçük bir kötü sürprizi görünce rahatlar. der ki:
-aman ne önemi var hayatım ben seni her halinle seviyorum.
tam yataktan kalkıp kadına yanaşacakken kadın lafa devam eder.
-evet ben de seni seviyorum ama hepsi bu değil… benim gözlerim de lens der ve lensleri de çıkartır.
"hayatım önemli olan ruh güzelliği tabi" deyince kadın daha da rahatlar.
adam biraz bozulur ama pek de aldırmaz. itiraflar ardı ardına gelmektedir arkasından sarı saçların peruk olduğu, bir gözün takma bir ayağın protez olduğunun itirafı derken afet hatundan geriye bir hilkat garebesi kalmıştır. adam dayanamaz ve koşarak havuz bara gider, içmeye başlar. gece boyu içer. karısı artık dayanamaz ve balkondan bağırıp adamı çağırır.
-hayatım, gelmiyor musun artık? bu gece bizim ilk gecemiz ama…
adam zar zor kafasını kaldırır:
-sen bir poşete koy at camdan, ben yapar getiririm…

Otobüs Bekliyorum

Eyl 22nd, 2011 | Posted by | Filed under Seçme Fıkralar

kadının biri dolabından gelen gıcırtıyı kesmesi için eve marangozu çağırır marangoz bakar ama bir sorun bulamaz dolap gıcırdamıyordur. ve sorar;
- abla bu dolabın birşeyi yok ne yapayım?
kadın;
- "normalde gıcırdamıyor zaten yoldan otobüs geçerken gıcırdıyor, sen şimdi dolabın içine gir otobüs geçerken bakarsın" der.
marangoz "tamam" der başlar beklemeye. bir müddet sonra kadının kocası eve gelir üzerini değiştirmek için, dolabın kapağını açınca birde ne görsün, bir adam ve hemen sorar:
- "ne işin var senin benim dolabımda?"
adam cevap verir:
-abi ne desen haklısın, şimdi sana otobüs bekliyorum desem inanmazsın.

Hoşgeldin Mehmet Abi

Eyl 22nd, 2011 | Posted by | Filed under Belaltı Fıkralar

bir kadın papağan almak istiomuş. gitmiş pazardan almış ama satıcı demiş ki

"abla yalnız bu papağan genelevde yetişmiş ağzı çok bozuk, almak istiyo musun?"

kadın “evet” diyerek almış. eve gitmiş. Papağan:

" oooo yeni mekan, yeni patron"

demiş. kadın aldırmamış. kadının kızları gelmiş eve. papağan:

" oooo yeni mekan, yeni patron, yeni kızlar"

demiş. kadın biraz bozulmuş. daha sonra kadının kocası gelmiş eve. papağan:

" oooo yeni mekan, yeni patron, yeni kızlar, değişmeyen eski müşteri, hoşgeldin mehmet abi"

Devekuşu

Eyl 22nd, 2011 | Posted by | Filed under Hayvanlar Alemi

yavru tavşan yuvasından ilk kez ayrılır ve ormanda dolaşmaya başlar. karşılaştığı ilk hayvana kendini tanıtır:
"merhaba kardeş ben tavşan, sen kimsin?"
karşısındaki hayvan:
"ben de katır der"
tavşanın kafası karışır: "nasıl yani?" der.
katır:
"benim annem eşşek, babam da at; onlar birlikte olmuşlar sonra ben doğmuşum" der.
tavşan yoluna devam eder. karşılaştığı başka bir hayvana kendini tanıtır:
"merhaba kardeş, ben tavşan, sen kimsin?
hayvan:
"ben kurt köpeğiyim" der. tavşan yine şaşırır: "nasıl yani?" der.
kurt köpeği:
"benim annem kopek, babam da kurt; onlar birlikte olmuşlar sonra ben doğmuşum" der.
tavşan yoluna devam ederken yavaş yavaş aklından bu bilgileri geçirir ve işlerin nasıl olduğunu anlamaya başlar. karşılaştığı başka bir hayvana kendini tanıtır
"merhaba kardeş ben tavşan, sen kimsin?"
hayvan:
"ben devekuşu" der.
tavşan afallar:
si..tir git len

Hepsi Ahmet

Eyl 22nd, 2011 | Posted by | Filed under Diğer

kadının biri, sayıları ’10 tane’ olan çocuklarını ana sınıfına yazdırmak için başvurmuş ve okulun müdürü kayıt yapması için kadından çocukların isimlerini istemiş. kadın da "ahmet" demiş.
müdür bey şaşırarak:
- nasıl ahmet yani hepsinin ismide ahmet mi?
kadın gayet emin bir şekilde:
- evet
müdür:
- peki hanımefendi zor olmuyor mu karıştırmıyor musunuz?
kadın:
- yooo! bilakis kolay oluyor. "ahmet yemeğe" diyorum; hepsi birden geliyor, "ahmet çıkıyoruz" diyorum; hepsi birden hazırlanıyorlar.
müdür şaşkınlıkla dinlemekte ve kadına:
- peki bayan özel iş vermen gerekiyor ise napıyorsun?
kadın:
- o zaman soy isimleri ile çağırıyorum!

Etiketler: , , , ,

Köpek Yavrusu

Eyl 22nd, 2011 | Posted by | Filed under Okul Öğrenci

anaokulunun son gunu kucuk ogrenciler ogretmenlerine hediye verdikleri bir parti duzenler. cicekcinin oglu ogretmene bir hediye paketi uzatir. ogretmen paketi yavasca sallar eliyle tartar ve
-sanirim bu bir buket cicek..
-dogru.. nerden bildiniz ogretmenim?
-sey, tahmin ettim..
siradaki ogrenci sekercinin kizidir. o da ogretmene bir hediye verir. ogretmen gulumseyerek paketi alir, eliyle tartar ve hafifce sallar:
-sanirim bu bir kutu cikolata..
-aaa, nerden bildiniz ogretmenim?
-sey, bir tahmin ettim. tuttu iste…
bir sonraki hediye tekel bayisinin oglundan gelir. ogretmen paketi alir ama alttan kucuk bir sizinti vardir. paketi tutarken parmagi islanan ogretmen yavasca parmagini diline surer:
-bu sarap olabilir mi?
-"hayir ogretmenim!!" diye bagirir cocuk heyecanla ogretmen tekrar sizan yerden bir damlayi parmagiyla alip tadina bakar:
-"sampanya oyleyse…"
daha da heyecanlanan cocuk "hayir ogretmenim!!"
ogretmen sizintinin bir daha tadina bakar:
-tamam.. pes ediyorum, bilemeyecegim. nedir bu?
cocuk neseyle haykirir:
-bir kopek yavrusu!..

Switch to our mobile site