Ben de bulamadım

bakan olan görgüsüz birisi şoförüne sorar:
‘şoför söyle bakalım eşekle şoför arasında ne fark vardır? ‘
şoför bir süre düşündükten sonra mahcup bir şekilde;
‘bilemedim bakanım’ diyor.
bakan cevap olarak:
‘eşeğe çüş diyince, şoföre ise dur diyince durur’ demiş.
bunun üzerine şoför çok sinirlenmiş ama karşıdaki bakan olduğu için bir şey söyleyememiş.
belirli bir süre sonra bu defa şoför bakana:
bir soru sorabilir miyim bakanım’ der. bakan da:
‘sor bakalım’ der.
şoför sorar: ‘eşekle bakan arasında ne fark vardır?’
bakan bir süre sonra:
‘bulamadım şoför söyle bakalım’ diyor.
bunun üzerine şoför de:
‘ vallahi bakanım ben de bulamadım..

Kolay Ameliyat

Büyük bir hastahane de 5 meşhur cerrah oturmuş hangi meslekten olan insanları ameliyat etmenin kolay olduğuna dair sohbet ediyorlarmış. İlk cerrah;
“Ben” demiş “Muhasebecileri, hesap uzmanlarını ameliyat etmeyi severim. İçlerini açtığım zaman her şey numaralıdır, iş kolay olur” İkincisi;
“Doğru ama” demiş “Elektrikçilerin, elektronikçilerin ameliyatı daha kolay olur. Her şey ayrı, ayrı renktedir” Üçüncü cerrah;
“Siz bir de kütüphanecileri, arşivcileri görün. Her sey alfabetik sıradadır, onun için onların ameliyatı çok kolay olur” Dördüncüsü;
“İnsaatçıların ameliyatı da pek kolay olur” demiş.
“Üstelik onlar iş bittikten sonra içeride parçalar, yabancı maddeler kalmasına alışıktırlar” Sonuncu cerrah;
“Arkadaşlar” demiş “Siz her halde hiç politikacıyı ameliyat etmediniz. Onları kalbi, yürekleri yoktur. İçleri bomboştur. Beyinleri de öyle. Üstelik kafaları ile popoları birbirlerinin yerine takılabilinir”

Temel Nerede

Başbakan Erdoğan, açılışına gittiği pekçok üniversitede protesto edildi. Bu protestolarda polisin sert tavrı eleştirildi.
Son olarak ise
Erdoğan’ı protesto eden 18 İTÜ öğrencisi 15′er ay hapis cezasına çarptırıldı.
İşte günlerdir kamuoyunda konuşulan bu olaylardan sonra üniversite öğrencileri arasında bir fıkra kulaktan kulağa yayılıyor.
İşte o fıkra:
"Başbakan, Karadeniz gezisinde bir üniversiteyi ziyaret etmiş.
Sınıfın birinde öğrencilerle tanışmış.
O karizmatik duruşuyla beden dilini de kullanarak bir konuşma yapmış.
Etkili konuştuğunu düşünerek "Sorusu olan var mı?" demiş.
TEMEL; "Ben size 3 soru soracağım." demiş;
"1-Bu kadar yıpranmış olmanız gerekirken oylarınız nasıl oldu da arttı?
2-Özelleştirme adı altında bütün önemli kurumları yabancılara sattınız, bunlardan ne kadar para kazanıldı?
3-Bu paralar nerede?"

Tam bu sırada zil çalmış. Başbakan, "2.derste devam ederiz" deyip çıkmış.
Derse yeniden girince "nerede kalmıştık" diye sormuş.
Bu sefer DURSUN ayağa kalkmış; "Bizim sorularımızı cevaplayacaktınız" deyince,
Başbakan "iyi tekrar sorun bakalım" demiş.
DURSUN, "Size 5 sorum olacak" :
1-İktidarda yıpranmış olmanıza rağmen oylarınızı nasıl artırdınız?
2-Bütün önemli kurumlarımızı sattınız? ne kadar para kazanıldı?
3-Bu paralar nerde?
4-Tenefüs zili neden yarım saat erken çaldı?
5-TEMEL nerede?"