Arşiv
Güzel için oruç bozulurmu ? Bektaşiye bir gün sormuşlar… Gelse bir dilberi ahu Olsa savmı ramazan Dilber-i ahumu efdaldir , yoksa savmı ramazan mı? Bektaşi cevap verir: Fırsatı fevketme zinhar… Sür sefasın dilberin Olur kazası savmın Olmaz kazası dilberin….
Oruç tutan Bektasinin biri pek fena susamis.Vakit geçirmek için kirda giderken bakmis gürül gürül akan bir çesme… Adeta kendinden geçmis bir halde agzini dayayip likir likir içmeye baslamis.Bu sirada oradan geçen biri görüp: -Aman erenler ne yaptin?Oruç gitti, diye seslenmis. Bektasi, agzinin iki yanindan süzülen sular bagrina dogru inerken cevap vermis: -Oruç gitti, ama fakire [...]
ALLAHIM, MAL verdiğin zaman SAADETİMİ KUVVET verdiğin zaman AKLIMI İKTİDAR verdiğin zaman BASİRETİMİ BELA verdiğin zaman İMANIMI NİMET verdiğin zaman MERTLİĞİMİ GÜZELLİK verdiğin zaman İFFETİMİ ZORLUK verdiğin zaman SABRIMI BENDEN ALMA YARABBİM.
Bektaşî, vaaz dinlemeye gitmiş. Hoca vaazında içki içmenin bütün kötülüklerini, zararlarını sayıp dökmüş, hatta içki içenlerin sırat köprüsünden boyunlarında dünyada içtikleri bütün içki şişeleri asili olduğu halde geçeceklerini anlatmış. Bektaşî sormuş: "Hocam, boyna asılan şişeler boş mu olacak dolumu?" Hoca, incecik köprüden dolu şişelerle geçilirken dengenin kolay sağlanamayacağını düşünerek: "Elbette ki dolu olacak" diye yanıt [...]
Paşanın biri, tanıdığı bir Bektaşi ile konuşurken sorar : -Baba, geçen gün bir kadınla gidiyordun, kimdi o? -Hanımım olurlar efendim… -Peki ama, pek pasaklı ve çirkin biriydi.Onun koynuna nasıl giriyorsun? Buna fena halde bozulan Bektaşi, lafı yapıştırır : -Sizin pamuk gibi karınızın koynuna herkes girer.Marifet bizim o pasaklı karının koynuna girmekte, paşam!
Bektaşi ile hacı osmanlı zamanında ramazanda içki içerken yakalanırlar. Kadı yaptıklarının cezasının ne olduğunu bilip bilmediklerini sorar bunlara. Hacı af diler şeytana uyduk kadı efendi der ve hacı ya idam cezası verir. Bektaşiye sıra gelir ve derki ben Kadı efendi ben gayri-müslümün bana oruç farz değil der. Kadı Bektaşiyi serbest bırakır.Bektaşi kadıya sorar kadı efendi [...]
Bektasi, vaaz dinlemeye gitmis. Hoca vaazinda icki icmenin bütün kötülüklerini, zararlarini sayip dökmüs, hatta icki icenlerin sirat köprüsünden boyunlarinda dünyada ictikleri bütün icki siseleri asili oldugu halde gececeklerini anlatmis. Bektasi sormus: "Hocam, boyna asilan siseler bos mu olacak dolumu?" Hooca, incecik köprüden dolu siselerle gecilirken dengenin kolay saglanamiyacagini düsünerek: "Elbette ki dolu olacak" diye yanıt [...]
Bir gün yolda yaya giden bir bektaşinin önüne bir atlı çıktı: – "Baba" dedi, "bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?" Bektaşi yanıt verdi: – Elimden gelen bir şeyse, hay hay oğlum. – Şunu öğrenmek istiyorum: Şu anda Allah ne yapıyor? Sualin münasebetsizliğine içerleyen derviş, hiç belli etmemiş: – Yanıt veririm ama bir şartla, sen o [...]
Bir bektasi, merkebine odun yükleyip sehre gelirken karsidan tüccar kilikli iki adam peyda olarak:" Su zindikla alay edeli! " diye Bektasiye yanasip selam verince Bektasi de durur, merkebi de. Tüccarlar isaretle: – Bu esegin ne düsünüyor? – Odun tasimaktan yorgun düstü de, artik kasabada ticaret etmeyi düsünüyor!
Avci Sultan Mehmet bir gün adamlariyla beraber aksama kadar bir keklik bile vuramaz. Bunun sebebinni de, sabahleyin gördügü bir dervisin ugursuzluguna baglar. Solaklara seslenir. Saraydan cikarken, su su tipte, sivri külahli, sirti kambur birinin önünden gectigini ve hemen bu adami bulmalari emrini verir. Tarife göre Bektasi babalarindan ayyas Hamza Babayi yaka paca huzura getirirler. Sultan: [...]
