Piyanist Temel

temel, yabancı bir ülkeye gider.
amacı çok iyi bir piyanist olmak, konserler vermek, alkışlanmkatır.
uzun süren bir eğitim alır.
bu süre zarfında bambaşka bir insan olmak için de gayret sarfeder.
şivesini düzeltir, diksiyonunu süper hale getirir.
dış görünüşüyle de yeni bir insan haline gelir.
karadenizli olduğunun anlaşılmasını dahi istemez.
nihayet sıra konser vermeye gelir.
her şey mükemmeldir, sorun yoktur. konser biter, alkışlar vs. tam temel’in istediği gibidir.
arka sıralardan tanımadığı bir ses yükselir:
uşağum, harikaydun! tirabzon senla gurur duyayi..
temel şok geçirir, adamın yanına gider ve sorar:
nasıl anladın trabzon’lu olduğumu?
adam gayet sakin cevap verir.
uşağum, piyanonun başına geçinca tabureyi piyanoya çekmedun, piyanoyu kendune çektun da!

Sevebilirsin...